To ve For arasındaki fark
Sebep sonuç ilişkisi yaratan cümlelerde yani için cümlelerinde :
Sebep eğer yüklem ise "to"
Eğer isim ise "for" kullanımı tercih edilir.
He studied hard to pass the exam >> Sınavı geçmek için sıkı çalıştı.
to pass the exam >> sınavı geçmek için >> burada yapılmak istenen olayın kendisi eylem
fiil - eylem >> elle tuttulamayan gözle görülemeyen olaylar.
to save money >> Para biriktirmek.
They saved money to go on vacation. >> onlar para biriktirdi tatile gitmek için.
to go on vacation >> tatile gitmek için.
They woke up early to ccatch the train >> Treni yakalamak için erken kalktılar.
He saved money to buy a new car. >> Yeni bir araba almak için para biriktirdi. >>eylem var"fiil"
For kullanımı >> sebep eğer bir isimse for kullan.
he studied har for the exam. >> Sınav için çok çalıştı.
for the exam >> burada isim hali sınavın kendisi isim
They saved money for a vacation >> Onlar bir tatil için para biriktirdiler.
for a vacation >> burada herhangi bir tatil için olay tatil >> eğer tatile gitmek için olasydı yeri net olsaydı the for vacation olacaktı
They woke up early for the train >> Onlar tren için erken kalktılar.
He saved money for new a car >> O para biriktirdi yeni bir araba için.
Not:
"for" aynı zamanda birşeyin kullanıım sebebini belirtmek için isimleşmiş fiiller ile de kullanılır.
The pen is for writing >> Kalem yazmak içindir. >> cisimler ne için olduğu örneklerde kullan
The brush is for painting >> Fırça boya yapmak içindir.
The chair is for sitting >> Sandelye oturmak içindir.
The glasses are is for reading >> Gözlükler okumak içindir.
He bought flowers for his mother >> Annesi için çiçekler aldı.>> for his mother >> Annesi için
They went to the park for a picnic >> Parka gittiler bir piknik için.
to the park >> yönelme eylemi fiil için kullanıldı.>> to -e -a halini aldı
for a picnic >> piknik için for sebep sonuç ilişkisi için kullanıldı
She wrote a letter for her friend >> Arkadaşı için bir mektup yazdı.
İngilizcede "to" ve "for" edatları sıkça karıştırılan ama aslında belirli işlevleri olan kelimelerdir. Gel, ikisinin de temel kullanımlarını öğrenelim:
"To" Kullanımı
"To" genellikle bir yönelimi, amacı, alıcıyı veya bir hedefe doğru hareketi belirtir. İşte başlıca kullanım alanları:
Yön veya Hedef: Bir yere veya bir şeye doğru hareket ederken kullanılır.
I'm going to the store. (Mağazaya gidiyorum.)
She walked to the park. (Parka yürüdü.)
This road leads to the city center. (Bu yol şehir merkezine çıkar.)
Amaç (Fiil ile Birlikte - Infinitive): Bir eylemin amacını belirtmek için mastar (infinitive) fiillerden önce kullanılır. Bu yapıya "to + fiilin yalın hali" denir.
I study hard to pass the exam. (Sınavı geçmek için çok çalışırım.)
He came here to see you. (Seni görmek için buraya geldi.)
She opened the window to let in some fresh air. (Pencereyi biraz temiz hava almak için açtı.)
Alıcı veya Kime/Neye: Bir şeyin kime verildiğini veya neye yönelik olduğunu belirtir.
I gave the book to him. (Kitabı ona verdim.)
She sent an email to her boss. (Patronuna bir e-posta gönderdi.)
This gift is to my sister. (Bu hediye kız kardeşime.)
Zaman Belirtme: Belirli saatler arasında veya bir zaman dilimine kadar anlamında kullanılabilir.
From Monday to Friday. (Pazartesiden Cumaya.)
It's ten minutes to five. (Saat beşe on var.)
Karşılaştırma: Bazı karşılaştırma ifadelerinde kullanılır.
I prefer coffee to tea. (Çayı kahveye tercih ederim.)
"For" Kullanımı
"For" ise genellikle bir amaç (isim veya zamir ile), sebep, süre, fayda veya birinin yerine yapılan bir eylemi belirtir. İşte başlıca kullanım alanları:
Amaç (İsim veya Zamir ile): Bir şeyin ne için yapıldığını veya neye yönelik olduğunu belirtir. Genellikle bir isim veya zamir takip eder.
This present is for you. (Bu hediye senin için.)
What is this machine for? (Bu makine ne için?)
I bought some food for the party. (Parti için biraz yiyecek aldım.)
Süre: Bir eylemin ne kadar sürdüğünü belirtir.
I've lived here for five years. (Burada beş yıldır yaşıyorum.)
She studied for three hours. (Üç saat ders çalıştı.)
We waited for a long time. (Uzun süre bekledik.)
Fayda veya Destek: Birinin veya bir şeyin yararına olduğunu belirtir.
Exercise is good for your health. (Egzersiz sağlığın için iyidir.)
I'll do it for you. (Senin için yapacağım.)
Are you for or against the proposal? (Teklife katılıyor musun, karşı mı çıkıyorsun?)
Sebep veya Neden: Bir şeyin nedenini veya sebebini açıklar.
Thank you for your help. (Yardımın için teşekkür ederim.)
He was punished for breaking the rules. (Kuralları çiğnediği için cezalandırıldı.)
Yerine (Temsil Etme): Birinin yerine bir şey yapmak anlamında.
I'll speak for him. (Onun yerine ben konuşacağım.)
Can you cover my shift for me? (Benim vardiyamı benim için karşılayabilir misin?)
"To" ve "For" Arasındaki Temel Farklar (Özet)
"To": Genellikle bir hedefe doğru hareketi, yönelimi veya bir fiilin amacını belirtirken (to + fiil).
"For": Genellikle bir amacın sonucunu, bir süreyi veya bir şeyin faydasını/sebebini belirtirken (for + isim/zamir).
Örneklerle pekiştirelim:
I went to the store to buy milk. (Mağazaya süt almak için gittim.) - "to the store" yönelimi, "to buy" amacı.
I bought milk for the cake. (Kek için süt aldım.) - "for the cake" amacın sonucunu (ne için alındığını) belirtir.